
Cilt dolgusu, yüzdeki hacim kaybını gidermek ve kırışıklıkları azaltmak için uygulanan enjeksiyon yöntemidir. Genellikle hyaluronik asit içerikli dolgular kullanılır ve işlem kısa sürede tamamlanır. Dudak, yanak, çene ve göz altı gibi bölgelerde etkili sonuçlar sağlar. Cilt dolgusu, yaşlanma belirtilerini azaltarak daha genç ve dinç bir görünüm sunar.
Uygulama sonrası etkiler hemen görülmeye başlar, tam sonuçlar ise birkaç gün içinde ortaya çıkar. İşlem minimal invazivdir, anesteziye gerek duyulmaz ve günlük hayata dönüş hızlıdır.

Cildimiz zamanın etkilerine karşı dayanamaz. Zamanla yüz ve vücudun diğer bölgelerinde kırışıklar oluşur. Cildin yaşlanması her ne kadar fizyolojik olarak olumsuz etkilere sahip değilse de, psikolojik olarak birçok insanda rahatsızlık meydana getirebilir. Birçok kişinin özellikle yüz bölgesinde cilt dolgusu yaptırmasının nedeni budur.
Yapılan işlem son derece basittir. Ama uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir. Her ne kadar yapılan işlem basit olsa da hassastır. Yani yapılacak en ufak bir hatada, dolgu işlemi yarardan çok zarara neden olabilir.
Eğer cilt dolgusu yapılacak olan genişse, lokal anestezi uygulanabilir. İğne fobisi olanların isteğine bağlı olarak da lokal anestezi işlemi gerçekleştirilebilir. İşlem sırasında çok az acı hissedilir. Birçok durumda anestezi işlemine bile gerek duyulmaz.

Uygulama yerine göre cilt dolgusu türleri aşağıda sıralanmıştır:
Cilt dolgusu denince birçok kişi yalnızca dudak dolgusunu düşünür; oysa kullanım alanı daha geniştir. En sık amaçlar arasında nazolabial çizgileri (burun kenarından ağız köşesine inen hatlar) yumuşatmak, elmacık kemiği hattını desteklemek, çene hattını belirginleştirmek, yanak bölgesindeki hacim kaybını dengelemek ve bazı asimetrileri daha az görünür hale getirmek sayılabilir.
Bazen de şikâyet doğrudan “çizgi” değildir. Örneğin göz altı ile yanak geçişinde çöküklük oluştuğunda kişi kendini sürekli uykusuz gibi görür. Bu tip durumlarda hedef, çizgiyi silmekten çok geçişi yumuşatmaktır. Kısacası dolgu, “tek bir bölgeyi büyütmek” değil; yüzün genel dengesini kurmak için kullanılan bir araçtır.
Birçok dolgu uygulamasında, en çok tercih edilen malzeme Hyalüronik Asit olsa da, başka malzemeler de dolgu işlemlerinde kullanılmaktadır.
Yarı kalıcı olma özelliğine sahiptir. Bu malzeme, vücudun doğal reaksiyonunu kullanır ve kolajen üretimini tetikler. 1-4 yıl arası kalıcılığa sahiptir.
Yarı kalıcı olma özelliği sergiler. Bu dolgu malzemesinin içerisinde mikro tanecikler ve jel bulunur. Yapısı tamamen kalsiyum ve fosfattan oluşur. Bu yüzden cilt dokusuyla tamamen uyumludur. Ortalama olarak 1,5 yıl ömrü vardır. İkinci işlemden sonra kalıcılığı daha fazladır.
Yarı kalıcı özelliğe sahiptir. Bu dolgu malzemesinin en büyük özelliği, mimikleri dondurmadan kolejen üretimini canlandırmasıdır. İçeriğinde cilt düzleştirici partiküller bulunur. Bu dolgu malzemesi kademeli olarak gerçekleştirilir. 3 seans sonrasında 2 yıldan daha uzun süre uygulama kalıcı hale gelmektedir.
Dolgu uygulamasının etkisi çoğu zaman hemen fark edilir; fakat ilk günlerde hafif şişlik, kızarıklık ya da enjeksiyon izleri olabileceği için sonucu birkaç gün sonra daha doğru değerlendirmek gerekir. Özellikle dudak gibi hassas bölgelerde ilk gün “fazla olmuş” hissi, şişlik geçince yerini daha dengeli bir görüntüye bırakabilir.
Bazı dolgu türlerinde ise etki daha kademeli hissedilir. Bu durum, cildin zamanla verdiği yanıtla ilgilidir. Bu yüzden “hemen oldu mu?” sorusunun cevabı, uygulanan dolgunun türüne ve yapılan bölgeye göre değişebilir.
Kalıcılık konusu tek bir sayıyla anlatılamaz. Dolgunun türü, uygulanan bölge, kişinin metabolizması, mimik yoğunluğu ve yaşam tarzı kalıcılığı etkiler. Genel olarak bazı bölgelerde dolgu daha hızlı “azalır” gibi hissedilirken, bazı bölgelerde etki daha uzun sürer. Burada hedef, “en uzun kalıcılık” değil; yüzün ihtiyacına uygun, doğal ve dengeli bir sonuç olmalıdır.
Bir de şu gerçek var: Zaman içinde yüz değişmeye devam eder. Dolgu çok iyi yapılsa bile, yıllar geçtikçe hacim kaybı farklı bölgelerde artabilir. Bu yüzden dolgu, tek seferlik bir karar gibi değil; ihtiyaç oldukça güncellenen bir plan gibi düşünülür.
Doğal sonuç için en kritik nokta, “yüzün karakterini bozmadan desteklemek.” Bu da genelde az miktarlarla, doğru noktaları seçerek ve yüzün genel dengesini koruyarak mümkün olur. Çok sık yapılan hata, yalnızca şikâyet edilen çizgiyi hedef almak ve yüzün geri kalanını hesaba katmamaktır. Oysa çizgiler çoğu zaman bir sebebin sonucudur; sebebi çözmek, sonucu da düzeltir.
Bir diğer önemli konu, fotoğraf ve ayna farkıdır. İnsanlar bazen tek bir açıya bakarak karar verir. Oysa dolgunun yüzünüzde nasıl durduğunu; konuşurken, gülerken, farklı ışıklarda görmek gerekir. İyi planlama bu yüzden “tek kare” ile değil, yüzün hareketiyle yapılır.
2026 yılı cilt dolgusu fiyatları Türkiye’de genellikle 8.000 TL ile 20.000 TL arasında değişir ve seans başına ücretlendirilir.
Cilt dolgusu maliyeti, kullanılan ürünün markası, dolgu miktarı ve uygulama yapılan bölgeye göre farklılaşır. Örneğin 1 ml hyaluronik asit dolgusu için fiyatlar çoğu klinikte yaklaşık 8.500 TL – 14.000 TL civarında görülürken, premium markalar veya birden fazla bölge için bu tutar daha yüksek olabilir.
Botoks kas hareketini azaltarak mimik çizgilerini yumuşatmayı hedefler; dolgu ise hacim vererek çöküklükleri, gölgeleri ve bazı çizgileri desteklemeyi amaçlar. Yani biri “kas” tarafına, diğeri “hacim ve yapı” tarafına çalışır. Bazı yüzlerde ikisi bir arada planlandığında daha dengeli sonuç elde edilebilir; ama bunun kararı, yüzün ihtiyacına göre muayenede verilmelidir.
Çoğu kişi dolgu uygulamasını tolere edilebilir bir rahatsızlık olarak tarif eder. Anestezik krem, bazı dolgu içeriklerindeki konfor artırıcı bileşenler ve uygulama tekniği hissi azaltabilir. Hassas bölgelerde daha fazla hissedilmesi normaldir. Burada asıl farkı, uygulayıcının tekniği ve sizin ağrı eşiğiniz belirler.
Estetik olarak iyi görünmeyi herkes ister. Ayrıca özellikle yüz bölgesinin güzel görünmesi, kişilerin psikolojilerini de olumlu yönde etkiler.
Uzman doktor eşliğinde yapıldığından hiçbir zararı yoktur. Çünkü dolgu malzemesi doğaldır ve cilt dokusuna tamamen uyumludur.
Sorunlu olan her bölgeye uygulanabilir. İşlem öncesinde doktorunuza muayene olmanız yararlı olacaktır.